top of page



Rafiki
Aslan Kral’ın baş danışmanı ve şamanı Rafiki, Afrika savanalarında tek başına dolaşan gezgin bir bilgedir.
Yaşlı bir baobab ağacında yaşa

Tuğbanur Eroğlu
3 gün önce1 dakikada okunur


Zezé
“Çok. Elimden gelse seninle 850 bin kilometre hiç durmadan konuşurdum.”
“Bu kadar yola nasıl benzin yetiştiririz?”
“Gider gibi yaparız.”

Tuğbanur Eroğlu
3 gün önce2 dakikada okunur


PES
Kitap: Bilinmeyen Sular. Yeni yılın ilk ayında 36. Haldun Taner Öykü Ödülüne layık görülen yazar Mevsim Yenice, bizi iki santimetrelik tavş

Tuğbanur Eroğlu
6 Oca5 dakikada okunur


Kırmızı Ayakkabılar
“ Ayakkabılarına bak ve sade oldukları için şükret. Çünkü birinin fazla kırmızı ayakkabıları varsa, çok dikkatli yaşaması gerekir. ” Resimden de anlaşılacağı üzere rahatsız edici bir masal ile geldim. Kurtlarla Koşan Kadınlar kitabındaki “Kırmızı Ayakkabılar” masalını kısaltmak neredeyse imkansız. Sert, acımasız, simgesel yoğunluğu fazla bir masal. Fakat bu acımasız ve sert gibi görünen masal, ancak bu şekilde acımasız anlatılmalıdır ki, eğer kendi değerlerimize sıkıca tutunm

Tuğbanur Eroğlu
15 Ara 20253 dakikada okunur


Pirinç Sütyenler
Dünya, kadınların rahat etmesine karşı çoğu zaman hoyrattır. Göğüslerimiz, kalçalarımız, ilgimiz, şefkatimiz… Bunların hepsi sanki ortak bir

Tuğbanur Eroğlu
5 Ara 20252 dakikada okunur


Mıknatısın Nefreti
“Bir gün şöyle sormuş demir, mıknatısa: "En çok kimden nefret edersin?" "En çok senden nefret ederim" demiş mıknatıs, beni çekersin, fakat kendinde tutacak kadar güçlü değilsin."

Tuğbanur Eroğlu
3 Ara 20253 dakikada okunur


Kusursuz Görünme Çabası
Bu hikâyedeki takım elbise, hayattaki rollerimizi temsil ediyor. “Ne harika bir anne!” “Ne fedakâr bir evlat!” “İşinde ne kadar başarılı bir doktor!” gibi övgüler uğruna, içimizde bir şeyleri eğip bükerek kusursuz görünmeye çalışıyoruz.
Ancak bu çaba, tıpkı adamın zorlanarak yürüyüşü gibi, zamanla ruhumuzu ve hayat enerjimizi tüketiyor. İçten içe hissettiğimiz eğretilik, sakatlık gibi dışa yansıyor.

Tuğbanur Eroğlu
2 Ara 20254 dakikada okunur


Çirkin Ördek Yavrusu
Hayatımızda en az bir kez doğduğumuz yere, ülkeye, topluma, ailemize, bulunduğumuz arkadaş ortamına, yaptığımız işe ait olmadığımızı hissetmişizdir. Hepimizin hayatında, aynaya baktığımızda orada gördüğümüz yansımanın “biz” olup olmadığını sorguladığımız anlar da olmuştur. Bu sorgulayış, bastırılmış yaratıcı potansiyelin, henüz açığa çıkmamış ruhsal kimliğin ilk titreşimidir.

Tuğbanur Eroğlu
26 Kas 20253 dakikada okunur


İskelet Kadın
Clarissa P. Estes’in Kurtlarla Koşan Kadınlar kitabında yer alan İskelet Kadın hikayesi, insan ruhunun en eski ve en bilge döngüsünü anlatır: Hayat – Ölüm – Hayat.
Hem bireysel psikolojide hem de ilişkilerde bu döngüden kaçış yoktur. Zaten kaçmaya çalıştığımızda, hikâyedeki balıkçının başına gelen aynı kader bizi bulur: Oltamıza takılan şey, sandığımız “hazineden” çok daha büyük bir dönüşüm çağrısıdır.
Masal, denizin karanlık dibinde unutulmuş, parçalanmış ve korkutucu gö

Tuğbanur Eroğlu
13 Kas 20253 dakikada okunur


Sineklerin Tanrısı
Bazı kitaplar okurken gerçekleri sümük gibi yapıştırır zihnine. Hikaye bittikten sonra kendine gelmesi biraz uzun sürer. Sineklerin Tanrısı benim için tam da öyle bir kitaptı. Yıllar önce okumama rağmen hayatın minik ayrıntılarında hop, canlanıveriyor zihnimde. “Aynı sineklerin tanrısındaki gibi!” diye analize başlıyorum.
Yukarıda yapmış olduğum resim de bana bu kitabın bir sahnesi gibi gelmiştir hep. Ralph, Piggy, Jack ve Simon.

Tuğbanur Eroğlu
12 Kas 20253 dakikada okunur


Narcissus ve Ekho
Narsistlerden bıkmış bir çoğunluk olarak, biraz da etrafımızda neden dolandıklarını değil, neden buna bir fırsat yarattığımızı, bu senaryoda

Tuğbanur Eroğlu
8 Kas 20253 dakikada okunur


Daphne ve Apollo
Güneş tanrısı Apollo, dev yılan Python’u öldürüp zafer sarhoşluğuyla dolaşırken, Eros’u oklarıyla oynarken görür ve onunla küçümseyici bir d

Tuğbanur Eroğlu
5 Kas 20254 dakikada okunur


Şurumşineler
Bir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, deve tellâl iken, pireler berber iken ben babamın beşiğini tıngır mıngır sal

Tuğbanur Eroğlu
2 Kas 20252 dakikada okunur


Çocuk ve Gölge
BİR ZAMANLAR, der Hans Christian Andersen, kuzeyli, kibar, utangaç ve bilgili bir genç adam güneydeki sıcak ülkeleri ziyarete gitmiş. Güneyd

Tuğbanur Eroğlu
23 Tem 20253 dakikada okunur


Sisifos’un Kayası
Bir kayayı, dağın tepesine taşımakla cezalandırılan Sisifos, kaya her düştüğünde bir farkındalık kazanır.

Tuğbanur Eroğlu
3 Nis 20252 dakikada okunur


Ruhun Dönüşümü
“Size ruhun üç dönüşümünü anlatacağım: ruhun nasıl deveye, devenin aslana ve aslanın da çocuğa dönüştüğünü. Ruhun ağır yükleri vardır, güçlü, dayanıklı bir ruhun, içinde derin saygının barındığı: onun gücü, daima ağırı ve en ağırı ister. “Ağır olan nedir?” Böyle sorar dayanıklı ruh, deve gibi diz çöker ve iyi yüklenmek ister. “En ağır olan nedir, ey yiğitler?” diye sorar dayanıklı ruh, ki omzuma alayım ve memnun kalayım gücümden.

Tuğbanur Eroğlu
11 Şub 20253 dakikada okunur


Prenses Süreyya
Son İran Şahı Muhammed Rıza Pehlevi’nin ikinci eşi Prenses Süreyya’nın hikayesi, sadece bir aşkın değil; sistemin, iktidarın ve ataerkil düz

Tuğbanur Eroğlu
9 Kas 20191 dakikada okunur
bottom of page