Santiago
- Tuğbanur Eroğlu

- 28 Oca
- 2 dakikada okunur

Önerilen Şarkı: Anna RF - Days and Nights
Santiago, bir rüyanın peşinden yola çıkan sıradan bir çobandır. Ancak bu yolculuk, bir yerden bir yere gitmekten çok, dünyayı ve kendini algılama biçiminin dönüşümüdür. Yolda karşılaştığı insanlar, kayıplar, duraklamalar ve işaretler; ona dış dünyadan önce kendi iç sesini tanımayı öğretir. Hazine fikri, başlangıçta somut bir vaatken; yol ilerledikçe bir yön duygusuna, en sonunda da bir bilinç hâline dönüşür.
Santiago’nun asıl yolculuğu çöldedir ama esas çöl kalbin içindedir. Kalbini dinlemeyi öğrenirken korkuyla, arzu ile, acıyla ve sevgiyle yüzleşir. Simyacı ona, Evren’in Ruhunu anlamanın kitaplardan değil; yaşanmışlıktan, dikkat kesilmekten ve yolda öğrenilenlere değer vermekten geçtiğini gösterir. Hikâye, hazinenin bulunmasıyla değil; Santiago’nun artık işaretleri okuyabilecek bir bilince erişmesiyle tamamlanır.
“Herkesin kendine göre bir öğrenme tarzı var.”
Santiago hakikate giden yolun tek olmadığını kavrar; tek olan, kişinin kendi Kişisel Menkıbesine uygun algısıdır. İngiliz kitaplardan öğrenir; Santiago gözlemleyerek. Biri simgelerle, diğeri kum taneleriyle konuşur. Bu yüzden aynı çöl, birine korku, diğerine dil olur. Gerçeğin dışarıda sabit bir bilgi değil; kalbin kapasitesi kadar açılan bir anlam olduğunu anlar.
Bu yüzden Simyacı’da kıyas yoktur. Yolun doğruluğu, başkasının yoluna benzemesiyle değil; kişiyi canlı ve heyecanlı tutmasıyla etrafa yaydığı ışığıyla ölçülür.
Kalbin Sesini Dinlemek
Santiago var gücüyle kalbinin sesini dinlemeye çalışırken iki gündür neredeyse hiç konuşmamasına rağmen yüreğinin hiç susmadığını farkeder ve simyacıya sorar:
“Yüreğimizi neden dinlemeliyiz?”
“Çünkü yüreğin neredeyse hazinen de oradadır.”
“Yüreğim çok sıkıntılı. Düşler görüyor, heyecanlanıyor, bir yığın şey soruyor, geceler boyu beni uykusuz bırakıyor.”
“Ne ala! Demek ki yüreğin canlı. Dinlemeye devam et.”
İki gün daha dinlemeye odaklanır ve; “Yüreğim bir hain! Devam etmemi istemiyor” diye umutsuzluğa düşer.
“Ne ala! Bu da yüreğinin diri olduğunu gösterir. Şimdiye kadar elde etmeyi başardığın şeyleri bir düşle değiş tokuş etmekten korkması kadar doğal ne var?” Der simyacı.
Santiago bir çıkmazın içine düşer. Tüm bu diyaloglarda kalp neredeyse bir karaktere dönüşür. Susmaz, kandırır, korkar, heveslenir, geri çekilmek ister. Santiago’nun burada öğrendiği tek şey, kalbin “iyi” ya da “bilge” olması değildir; kalbin canlı olmasıdır.
Kalbi dinlemek romantik bir çağrı değil; zorlayıcı bir pratiktir. Çünkü kalp: acıdan korkar. Kaybetmek istemez ve alışılmış olanı bırakmakta zorlanır. Tüm bu korkuların içinde simyacı, “Yüreğine, acı korkusunun, acının kendisinden de kötü bir şey olduğunu söyle.” diyerek cesaretlendirir Santiago’yu.
Simyacı’nın kalbini dinlemekte ısrar etmesinin nedeni nettir: “Kalbi hiçbir zaman susturamazsın. Hatta onu dinlemiyormuş gibi yapsan da o her zaman oradadır. Onu dinlemezsen, seni beklemediğin yerden vurur, ihanet eder. Ama eğer dinlersen, sana baskın yapmayı hiçbir zaman başaramaz. Çünkü sen onun düşlerini, arzularını, zayıfl noktalarını tanıyacaksın ve hesaba katacaksın. Onu dinlemek seni incitir belki; ama ihanet etmez.”
Yolda Öğrenilenlerin Kıymeti
Santiago Simyacı ile vedalaşırken “şimdi ne yapmalıyım?” diye sorar.
“Piramitlere doğru yürümeye devam et ve işaretlere dikkat et. Yüreğin artık sana hazineyi gösterebilecek durumda.”
“Yoksa benim henüz bilmediğim bu mu?”
“Hayır. Senin henüz bilmediğin şudur; Evren’in ruhu bir düşü gerçekleştirmeden önce öğrenilen her şeye değer biçer. Bize karşı kötü duygular beslediği için yapmaz bunu. Düşümüzü gerçekleştirmemizin yanı sıra, ona doğru ilerlerken aldığımız dersleri de iyice öğrenmemizi ister. Ama insanların çoğunluğu işte bu anda vazgeçerler. Çoğu insan, “vahanın palmiyeleri ufukta görünmüşken susuzluktan ölür.” Yani işaretleri gördüğü hâlde, öğrenmeye ve sabretmeye devam edemez. Çünkü yolu değil, sonucu ister.
Simya ise tersini öğretir:
“Araştırma her zaman acemi talihiyle başlar ve her zaman “Fatih’in sınavı’yla sona erer.” Dönüşüm, varılan yerde değil; yolda olur.



Yorumlar