top of page


Sanatçı • Yazar • Atölye Tasarımcısı
Resim, mitoloji, analitik psikoloji ve simya aracılığıyla
insanın kendine dönüş yolculuğunu keşfeden disiplinlerarası bir sanat pratiği.


Paracelsus’un Gülü
PARACELSUS’UN GÜLÜ
De Quincey: Writings, XIII, 345
Yeraltında iki odadan oluşan atölyesinde, Paracelsus Tanrı’sına, belirsiz Tanrı’sına, herhangi bir Tanrı’ya, kendine bir öğrenci göndermesi için yakardı. Akşam oldu. Ocakta, zayıf bir ateş eğri büğrü gölgeler yansıtıyordu. Demirden lambayı yakmak için ayağa kalkmak büyük bir güç harcamayı gerektiriyordu. Yorgunluktan dalgın düşen Paracelsus, dua etmeyi unuttu.

Tuğbanur Eroğlu
19 Eyl7 dakikada okunur


İçsel Keşif ve Sanat: Ruhun Derinliklerine Yolculuk
Sanat, sadece gözle görülen bir güzellik değil; aynı zamanda ruhun derinliklerine açılan bir kapıdır. İçimdeki karmaşık duyguları, düşünceleri ve hayalleri ifade etmek için kalemimi, fırçamı ya da kelimelerimi kullandığımda, aslında kendimle bir yolculuğa çıkıyorum. Bu yolculuk, bazen sakin ve huzurlu, bazen ise fırtınalı ve zorlu oluyor. Ama her seferinde bana yeni bir şeyler öğretiyor, beni biraz daha ben yapıyor. İşte bu yüzden, içsel keşif ve sanat birbirinden ayrılmaz ik

Tuğbanur Eroğlu
3 Mar3 dakikada okunur


Masumiyet Müzesi: Mavi Sakal Hikayesinin Derinlikleri
Masumiyet Müzesi tam bir Mavi Sakal hikayesi. “Canavar” mı yoksa “aslında sakalı da o kadar mavi değil” şeklinde arada derede kaldığımız bir

Tuğbanur Eroğlu
17 Şub3 dakikada okunur


Santiago
Önerilen Şarkı: Anna RF - Days and Nights Santiago, bir rüyanın peşinden yola çıkan sıradan bir çobandır. Ancak bu yolculuk, bir yerden bir yere gitmekten çok, dünyayı ve kendini algılama biçiminin dönüşümüdür. Yolda karşılaştığı insanlar, kayıplar, duraklamalar ve işaretler; ona dış dünyadan önce kendi iç sesini tanımayı öğretir. Hazine fikri, başlangıçta somut bir vaatken; yol ilerledikçe bir yön duygusuna, en sonunda da bir bilinç hâline dönüşür. Santiago’nun asıl yolculuğ

Tuğbanur Eroğlu
28 Oca2 dakikada okunur


Khepri
Mısır kozmolojisinde Khepri ve onu temsil eden bok böceği yani skarabe; yeniliğin, yaratıcılığın ve oluşun, yeniden doğuşun ve yenilenmenin,

Tuğbanur Eroğlu
24 Oca3 dakikada okunur


Vasalisa
Annesi ölüm döşeğindeyken Vasalisa’ya, aynı küçük kızın kendisine benzeyen bir oyuncak bebek verir. Yol ayrımlarında, karar aşamalarında ona

Tuğbanur Eroğlu
22 Oca2 dakikada okunur


Hilal Ayısı
Bu masal öfkeyle uğraşmak ve onu iyileştirmek için eksiksiz bir yöntem anlatır. Bilge ve sakin bir iyileştirici güç aramak (şifacıya gitmek)

Tuğbanur Eroğlu
22 Oca3 dakikada okunur


Tanrıça İris ve Gökkuşağı Efsaneleri
gökkuşağı, yalnızca meteorolojik bir olay değil; sembolik düzlemde bilinçdışına açılan bir kapıdır. Fırtına (duygusal çözülme) ile güneş (bi

Tuğbanur Eroğlu
20 Oca3 dakikada okunur


Kurdun Kirpikleri
Eğer dışarı çıkıp ormana gitmezseniz asla bir şey olmaz ve hayatınız da hiçbir zaman başlamaz.

Tuğbanur Eroğlu
16 Oca3 dakikada okunur


Fok Kadın
Önerilen Şarkı: Hollow Coves - Home Kuzey denizlerinin uzak kıyılarında anlatılan eski bir masal vardır. Fok derisi, ruh derisi… Geceleri foklar denizden çıkar,bir kayanın üzerinde toplanıp postlarını çıkarır ve insan görünümünde dans ederler. Özgürce, hafifçe, neşeyle.Bir gün yalnız bir balıkçı bu kadınlardan birini görüp aşık olur ve kadının gizlice derisini saklar. Postu elinden alınan kadın artık denize dönemez. Balıkçının tatlı sözlerine kanar, 7 yılın sonunda postunu ge

Tuğbanur Eroğlu
15 Oca3 dakikada okunur


Erk Hayvanı: Yusufçuk ve Yusufçuk Arketipi
Yusufçuk, ezoterik sembolizmde iki âlem arasında dolaşabilen varlıkların temsilcisidir. Suyun derinliğinden havanın açıklığına geçebilmesi, onu yalnızca bir güç hayvanı değil, aynı zamanda bilinç dönüşümünün canlı bir sembolü hâline getirir. Simyada bu geçiş, solve et coagula ilkesinin doğrudan bir tezahürüdür: çöz, arındır ve yeniden biçimlendir. Yusufçuğun larva hâlinde uzun süre suyun altında yaşaması, bilinçdışı evreyi temsil eder. Karanlık, ağır ve yoğundur. Ancak yusufç

Tuğbanur Eroğlu
14 Oca2 dakikada okunur


Mavi Sakal
Önerilen Şarkı: Lana Del Ray - Blue Jeans Mavi Sakal masalı, birçok sembolik unsuru içinde barındıran derin bir derstir. Clarissa Pinkola Estés, bu masalı anlatmaya başlarken herkesin hayatında en az bir kez kendi “Mavi Sakal”ı ile karşılaştığını söyler. Çünkü Mavi Sakal yalnızca masallarda yaşayan bir canavar değil, insanın yaşam yolunda karşısına çıkan, kendini iyi gösteren ama iç sesi köreltmek isteyen bir figürdür. Mavi Sakal, ormanın derinliklerinde, kendi şatosunda yaşa

Tuğbanur Eroğlu
13 Oca2 dakikada okunur


Kibritçi Kız
Önerilen Şarkı: Madonna - Frozen Kibritçi Kız masalı, üşümemek için elindeki son üç kibriti de yakarak ısınmaya çalışan, o kibritin ışığında hayalini kurduğu yuvanın, sıcaklığın yansımalarını gören ve sonunda da soğuktan donarak ölen; fakat acıklı ve sert bir masaldır. Soğuk bir gecede, kimsenin dönüp bakmadığı bir sokakta küçük bir kız durur. Üşümemek için cebindeki son kibritleri birer birer yakar. Her alevde kısa bir sıcaklık, kısa bir hayal belirir: sıcak bir yuva, sevgi

Tuğbanur Eroğlu
13 Oca3 dakikada okunur


PES
Kitap: Bilinmeyen Sular. Yeni yılın ilk ayında 36. Haldun Taner Öykü Ödülüne layık görülen yazar Mevsim Yenice, bizi iki santimetrelik tavş

Tuğbanur Eroğlu
6 Oca5 dakikada okunur


Louis Barragàn, Howard Roark ve Minimalizm
Modern mimarinin mistik şairi Louis Barragan ve The Fountainhead kitabı karakteri Howard Roark’un mimari ve minimalizm anlayışı üzerine

Tuğbanur Eroğlu
2 Oca3 dakikada okunur


Pantheon’da Uyuyan Sanatçı: Raffaello Sanzio
Raffaello Sanzio’nun Pantheon’daki Mezarı Roma’nın kalbinde, güneş ışığının kubbenin tam ortasından süzülerek yere düştüğü o muazzam yapının, Pantheon’un içindeydim geçen hafta. Pantheon. Namı diğer “Tanrılar Tapınağı”. Antik Roma’nın mimari mucizesi. Hem Pagan kültürün köklü merkezi hem de zamanlar üstü bir sır kutusu. Ve içinde bir sanatçının arzusu yatıyor: Rönesans’ın dahi ressamı Raffael, ölümünden sonra buraya, antik tanrıların mabedine gömülmek istemiş. Peki ama neden?

Tuğbanur Eroğlu
19 Ara 20253 dakikada okunur


Entropi
Entropi. Bir ağaç nasıl yaşar, gövdesine anılarını nasıl saklar, yaralandığı yerler nasıl mis gibi kokar ve yaralı kerestelerin değeri neden diğerlerinden daha yüksek gibi bir çok şey öğrendikten sonra başladım bir ağaç gibi düşünmeye. Bir ağaç olsam benim yaşam halkalarım nasıl olurdu? Hemen 8 yaşımdan beri tuttuğum günlüklerimi kurcalamaya başladım. Ta en başından. Yirmi küsür günlük kurcalamak güzel bir yol haritası oldu.

Tuğbanur Eroğlu
17 Kas 20254 dakikada okunur


Monet ve Gölgelerin Rengi
Gelelim tabloya… Gotik katedraller, mimari olarak yalnızca taş yığınları değil, “yeryüzünden gökyüzüne yükselen dua” gibidir. Mitolojide bu, axis mundi — yani “dünyanın ekseni” — ile eşdeğerdir: Sümerlerin Ziggurat’ı, Yunanların Olimpos’u, Hindistan’ın Meru Dağı gibi. Monet ise Bu seride Rouen Katedrali’ni bir mimari eser olarak değil, adeta bir ışık mabedi olarak ele almış. Taşların üzerindeki her renk değişimi, katedralin yaşayan bir varlık gibi nefes alış verişi gibi.

Tuğbanur Eroğlu
12 Haz 20252 dakikada okunur


Zen’in Sanat ve Felsefeye Dair Sessiz Ögretisi
Burası Japonya’nın Kyoto şehrindeki Dünya’nın en büyük Zen tapınaklarından biri olan Kennin-Ji tapınağı. Yaşadığım deneyimle birlikte, daha

Tuğbanur Eroğlu
9 Kas 20244 dakikada okunur


Martının Hayali
Her şeyi midesine indiren, sanki içlerinden biri espiri yapmışcasına bir anda kahkaha atar gibi hep birlikte öten, balıkçıların peşinde, vap

Tuğbanur Eroğlu
7 Nis 20221 dakikada okunur
bottom of page