top of page

Bir Cosmoenergetica Operatörünün Gözünden Dönüşüm • 2. Bölüm

  • Yazarın fotoğrafı: Yasin Tamer
    Yasin Tamer
  • 27 Şub
  • 5 dakikada okunur

“Can can deyü söylerlerdi, ben can nedir şimdi bildim.

Ayan nedir pinhan nedir nişan nedir şimdi bildim”


Merhaba, sevgili dostlarım. Bu yazımda, Cosmoenergetica öğretisiyle ilerledikçe yaşadığım değişimleri anlatmaya devam etmek istedim. Aslında bu başlıkla yazdığım ilk yazıdan sonra bir ikincisinin geleceğinden ben de haberdar değildim. İlk yazımda, Cosmoenergetica öncesi ve sonrasını ve yaşadığım temel dönüşümleri sizlere anlatmıştım. Bu yazımda ise, Chutta seviyesine geldikten sonraki durumumda, özellikle değerli hocamızın yapmış olduğu atalar karması atölyesinde yaşadığım muazzam dönüşüm, yaşadıklarım ve bendeki değişimi anlatmak istedim.


Öncelikle, anlatacağım dönüşümlere başlamadan önce ezoterik bir konuya değinmek istiyorum. Aslında yaşadığımız tüm süreçlerde olduğu gibi, bu atölyeye katılmaya niyet etmekle birlikte başlayan ve benim hiç farkında olmadığım, evrenin ve sistemin beni sokmuş olduğu hazırlık süreci ile birlikte ne zamandır beklettiğim bir konuyu araştırmış oldum. Bahsettiğim konu: 7 Büyük Kozmik Sır kitabında ve aynı başlıklı Kozmik Kolektif podcast yayınında geçen evrenin 7 katmanı/alemi ve insanın aurasının 7 katmanı ve enkarnasyon döngüsü. Emeğe saygı için bu kitabı almanızı ve podcasti dinlemenizi tavsiye ederim.


Bahsettiğim kadim kaynaklarda ve Cosmoenergetica öğretisinde de belirtildiği gibi, insan, dünya spatyomu ve evren yedi katmandan oluşmaktadır. İnsanın aurasının katmanları, bedenleri de bu katmanlarda/alemlerde bulunmaktadır ve enkarnasyon süreçlerinde bu katmanlar arası geçişler,

ilerlemeler ve geri gelip tekrar bedenlenmeler olmaktadır. İlk üç katman fiziksel, zihinsel ve astral alemler ve insanın fiziksel bedeni, zihni ve astral faaliyetlerinin olduğu ortamlardır. Daha sonra ölüm ile eterik aleme ulaşılmakta ve oradan ruhsal aleme ulaşılmaktadır. Şayet yeteri kadar arınılmamış ve süptilleşilmemiş ise veya hizmet için tekrar enkarnasyon döngüsü gerekli ise dünya yaşamının olduğu alt üç katmana tekrar dönülmektedir. İşte özellikle atalar karmasına bakış açımızın ve algımızın değişmesi ve oturması için gerekli olan bilgi de şudur ki; her bedenlenmede biz aslında bedenleneceğimiz ortam, köken ve aileyi kendimiz seçerek ruhsal sözleşme imzalıyoruz ve o hayata tekrar geliyoruz. Ve asırlardır kuşaklardır belli bir arketipte yaşayan kökenimize misafir oluyoruz.


Bu bilgileri hatırladıktan sonra değinmek istediğim ilk konu: bu alemlerden ve insanın da bileşenleri olarak sıraladığımız fiziksel beden, zihin ve astral beden bizim bu hayattaki üç bileşenimizdir ve bu üç alanda da kendimizi geliştirip, tüm alanımızı temiz tutmadıkça ve gerekli özeni göstermedikçe tam olarak tekamül etmiş sayılmayız. Yani ruhsal alanda yaptığımız enerji çalışmalarının yanı sıra zihnimizi de temiz ve duru, her türlü bağımlılıktan ve olumsuz bilişsel döngülerden, düşünce bozukluklarından ve blokajlarından, anksiyeteden ve kronik kaygılardan arındırmış olmamız gerekmektedir. Aynı şekilde fiziksel bedenimizi de zararlı alışkanlıklardan, bağımlılıklardan ve beslenme düzeninden arındırmamız gerekmektedir ki tüm üç katmanımızın işbirliği ve uyumu içerisinde tekamül yolunda ilerleyelim. Burada, atalar karması atölyesinde iken uyguladığımız diyet sayesinde yaşadığım algısal açılımlara ve bu sayede bedenimin ihtiyacını ve bazı evrensel prensipleri hatırlamama özellikle değinmek istiyorum.


Tam üç yıl önce vicdani nedenler ile et yemeyi tamamen bırakmış idim. Ancak bu atölyede uyguladığımız diyetin uzun süren bir periyot neticesinde algı ve sezgilerimizi açtığına ve böyle bir amacı olduğunu hissetmiş oldum ve bu sayede adeta fiziksel bedenimin sağlığını koruyabilmesi için ihtiyacı kadar et tüketmem gerektiğini bana söylediğini hissetmiş oldum. Yine bu süreçte gelen algısal ve sezgisel açılım etkisiyle, bu alanda verilen ödevlere çalışırken algıladığım bir diğer önemli prensip ise evrensel dualite prensibi ve bunu her alanda içselleştirmemiz gerektiği oldu. Bu çok basit görünen prensibi algılayıp içselleştirmenin aslında ne kadar zor olduğunu, bunun için bu sürece dahil olup diyet ve çalışmalar ile algımın açılarak bazı gerçekleri daha iyi kavradığımı anladım.


Anlatmaya çalıştığım konu şu ki: evet zorlu gerçekliklerle ve kötülüğün ve haksızlığın kol gezdiği bir dünyada yaşıyoruz. Ve bu şartlar altında nötr bilinçte kalmakta çok zorlanıyoruz. Zor olsa da bizim yapmamız gereken, tabiki iyiliğe ve hayra hizmet etmek, yararlı işler yapmak iyilik hareketlerinde bulunup bunu savunmak olacaktır. Ancak bunun yanında, dualite prensibi nedeni ile bu dünyada da düzen ve kaosun beraber hüküm süreceğini ve şahit olduğumuz olumsuz durumlar karşısında aşırı tutum sergilememeye de zor da olsa dikkat etmemiz gerekir.


İşte bu noktada ben de et tüketme konusunda doğaya saygılı bir şekilde yaşayarak ihtiyacım olan kadar eti ve gerekli besin kaynaklarını tüketerek fiziksel bedenimi korumam gerektiğini kavramış oldum. Bu yazı ile aktarmak istediğim ve atalar karması atölyesi ile algılamış olduğum en önemli gördüğüm konu şudur ki: özellikle köken problemleri ve atalar karması gibi konularda kök sebeplerini algılarken ve arınırken yapmamız gereken şey kendi içimizdeki etkileri görüp arınabilmektir.


Cosmoenergetica operatörleri olarak, ilerleme yolunda yaşadığımız zorluklardan başlıcası belli bir seviyeden sonra bilgi alıp çalışma yapmak, metodu uygulamak ve tesirlerden arınmayı ummak değil, insan ve sosyal bir birey olarak yaşamayı sürdürdüğümüz bu hayatta kanallar ile gelen bilgi ile tespit ettiğimiz kök sebeplerin bizdeki tesirini idrak ederek kendimizi dönüştürebilmektir. İşte bu atölyenin bana başlıca öğrettiği şey de bu oldu. Ve bu bakış açısını bir kere yakaladığımda kendimi, insanı, dünyayı ve evreni doğru bir şekilde kavradığımı ve bakış açımın doğru temeller üzerine sağlamca yerleştiğini kavradım.


Bu zamana kadar, atalar karması konusunda sayısız kök neden tespiti, uygulamalar ve karşılıklı yazma yakma yapmama rağmen tesirlerin hala devam ettiğini görmek beni üzüyordu. Bu atölyeden beklentim ise bu etmenlerden kurtulmak idi. Ama başlarken hesaba katmadığım bir şey vardı. Ben hala tüm kök nedenleri dışarıda arıyordum. Adeta üzerimde karmik kancalar vardı ve geçmişin izleri, astral ve metafizik boyuttaki karmik etmenler beni etkisi altına alıyordu. Değerli hocamızın atölye başında size kök nedenleri çalışmayı öğreteceğim dediğinde ne kastettiğini de henüz kavrayamamıştım.


Atölye ilerledikçe, yukarıda açıkladığım algımı açmaya yardım eden tüm süreçler ve bilgilerin ışığında algıladım ki benim arınmak istediğim canavarlar dışarıdan gelen etmenler değil tamamen benim içimdeki engeller ve blokajlardı! Bu kök nedenler, gerek reenkarnasyonlar ile biriken ve aşamadığım durumları tekrar bedenlenme ile yanımda getirdiğim travmaların gerekse kökenimden ve atalarımdan bana tesir eden travmaların bende oluşturduğu etkiler ve duygulardı. Ve bana düşen, kanallar ile bunların bilgisini alıp enerji çalışmaları yapmanın yanında, kendimde mevcut olan bu duyguların, travmaların, hislerin farkına varıp, kendi kabuğumu çatlatmak, yaralarımı sarmak ve kendimi dönüştürebilmekti!


Bunu yapabildiğimde farkettim ki ne zamandır kavgalı ve sitemkar olduğum kökenimin ve atalarımın aslında benimle hiçbir derdi yoktu! Onlar sadece bu hayatta bunları algılayabilmem için görmek üzere sözleştiğim bu tiyatroda rollerini başarıyla uygulayan oyunculardı. Bu sayede her biri ile yüzleşip, helalleşip, barışı sağladım. Onları karşı safta görmek yerine arkama alarak aynı safta desteklerini hissettim. Ve problemli olduğundan dert yandığım kökenimin desteğiyle geçmişimle huzurlu bir barış sağladım.Bu sürecin sonunda kendimi dönüştürdüğüm duygular, hisler, aştığım travmalar ve içsel huzur ve motivasyon ile hayatımda önemli bir dönüm noktasını geride bırakarak geleceğe yepyeni bir kişi ve karakter olarak güvenle bakmaya başladım.


Son söz olarak belirtmek isterim ki, insan bedeninde ve formunda dünya ortamında, fizik beden, zihin ve ruhsal alanlarımızın bütünleşmesi ile yaşadığımız bu hayatı Cosmoenergetica operatörleri olarak çok iyi algılamalı ve ona göre yaşamalıyız. Her bir bileşenimizle sağlıklı ve temiz bir şekilde yaşamalı ve bu şekilde tekamül yolunda ilerlemeye çalışmalıyız. Bunu yaparken ruhsal alanda yaptığımız enerji çalışmalarının yanında dünya yaşamı ve getirdiği durumları, duygu durumu, psikoloji ve hislerimizi çok iyi yönetebilen etkin ve yeterli sosyal bireyler olarak dünya yaşamını yaşamalıyız. Ve etkisinde olduğumuz tesirler ve bunların kök sebeplerine çalışırken kendi içimizdeki etkilerini iyi kavramalı ve dönüştürmeli, danışanlarımızda da bunu algılayıp dönüştürebilecek yönlendirme ve yol göstericiliği etkinlikle yapabilmeliyiz.


Bütünün hayrına olması ve bu dokümanın ulaştığı herkese faydalı olması dileklerimle…


Yasin TAMER

Chutta of Cosmoenergetica

Son Yazılar

Hepsini Gör
Ölüm -Yaşam - Ölüm

Cosmoenergetica gibi sistemler, budizm, zen öğretisi, tasavvuf da dahil olmak üzere birçok spiritüel çalışma, özünde bir tekamül sistemidir.

 
 
 
YAS

Annem öleli 15 gün oldu. Çok ani oldu. Hepimiz şaşırdık. “Şöyle oldu böyle oldu” muhabbetlerini 15 gündür bizden daha beter ağlayan insanlar

 
 
 

Yorumlar


  • Behance
  • Youtube
  • Instagram
  • Etsy

© 2025 by Tuğbanur Eroğlu

bottom of page